29 Aralık 2010 - 00:00

Nice Mutlu Yıllara Sevgili

Bir birini kovalayan kum taneleri dijital takvimde 29 Aralık yazdırdıklarında, benim için yılın en keyifli günlerinden biri başlamış olur… Yarimin, en sevgili’nin, diğer yarı’mın doğum günü…

devamı »

25 Aralık 2010 - 17:58

4.Blog Yazarları Buluşmasının Ardından


4. Blog Yazarları Buluşması’nın organizasyon ekibinde yer aldığımdan daha önce size bahsetmiştim. 19 Aralık’ta gerçekleşen buluşmamız, hava şartlarına rağmen oldukça kalabalıktı. Buluşmamızda neler oldu bir göz atalım mı?

Buluşma saati 10:30 olmasına rağmen, blog yazarı bazı arkadaşlarımız yardım etmek için Moss Marine Cafe’ye bir saat önceden gelmişlerdi :) “Zengin kahvaltı” diye lanse edilen menümüz ise, yemek bloggerların getirdikleri ile bir anda krallara laik bir kahvaltıya dönüştü.

Sevgili eşimin, sunumu ile başlayan buluşmamız, Yasemin Sungur‘un konuşması ile devam etti. (Yasemin Hoca’mın güzel tavsiyeleri ile yeni yıl öncesi güzel bir kaç değişiklik yapma kararı aldım. Tavsiyesine kulak vererek, yazıya döküp kararlı bir şekilde ilerlemeyi düşünüyorum.)

Buluşmamızda afişimizi tasarlayan sevgili Burak Şentürk ve şahane yaka kartlarımızı ve yeni yıl cupcake’lerimizi hazırlayan Ayşem Öztaş da bizi yalnız bırakmadılar. Amma velâkin diğer bloggerları en çok heyecanlandıran katılımcı kesinlikle Ayşem’in oğlu nam-ı diğer Bibi’ydi.

Foto: Serap Yücesoy

“Yeni yıl kutlaması hiç hediyesiz olur mu?” diyerek katılımcılara bir çekiliş organize etmeye çalıştık.

Foto: Serap Yücesoy

Foto: Serap Yücesoy

Boyner‘den 4 kişi 50 TL’lik hediye çeki, Hızlı Al‘dan 5 adet Armani marka kol saati, Hobimle Mutluyum Lezzet Okulu‘ndan 10 kişiye yemek kursu, İglo‘dan 10 kişi dondurulmuş gıda paketleri, Momento‘dan 5 kişiye Midi paket, Ontek Hosting’ten 10 kişiye 1 yıllık domain, SanalPazar‘dan 5 kişiye Guess marka kol saati, Yonca Gıda‘dan 3 kişiye hediye pakedi, Dagi‘den 20 kişiye yeni yıl iç çamaşırları, Binnur Akhun Önen ve Zeynep Braggiotti’nin yazdığı “İtalyan Aşkı” isimli yemek kitabı ise 2 kişiye hediye edildi.

Foto: Serap Yücesoy

Foto: Serap Yücesoy

Ayrıca tüm katılımcılara Lilyum Organizasyon‘dan kitap ayraçları, Rock’n Dark‘tan tşört-anahtarlık-bere, Ontek Hosting‘ten 1 yıllık ücretsiz hosting, Hızlı Al ve SanalPazar‘dan çay kupaları hediye edildi.

Foto: Serap Yücesoy

Çekiliş görüntülerine buradan ulaşabilirsiniz. Buluşmaya katılan blog yazarlarının adreslerine ise buradan ulaşabilirsiniz.

Foto: Kahraman Uğurlu

Foto: Kahraman Uğurlu

Buluşmanın sonunda herkesin yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Bu harika organizasyonun gerçekleşmesi için oldukça çok çaba sarfeden sevgili Aylin Türkşen Aysel‘e, sevgili eşim Cihan Kaloğlu‘na ve Serap Yücesoy‘a çok teşekkür ediyor ve bir sonraki buluşmada diğer blog arkadaşlarla daha çok sohbet etme fırsatım olacağı için içten içe seviniyorum :)


06 Aralık 2010 - 23:52

4.Blog Yazarları Toplantısı

Hayat koşturmacası devam ederken, boş durmak olmaz tabii ki.  Sevgili eşim ile Blog Yazarları Toplantısını tesadüfen son dakikada öğrenip 3.süne katılmıştık.  Keyifli geçen toplantının sonunda 4. toplantıyı organize edecek ekip içerisinde bulduk kendimizi… Heyecanlı başka bir koşturmaca başlamış oldu :)

Hazırlıklar son hızla devam ederken, katılım için kayıt formumuz açıldı bile..  4.Blog Yazarları Toplantısı’na sizi de bekleriz efendim :)

19 Aralık 2010, 10:30 – 14:00 arasında yapacağımız bu güzel buluşmanın mekanı Fenerbahçe Moss Marine bizi misafir edecek. “Yeni Yıl” temalı özel buluşmamızda, bizlere sımsıcak sohbeti ile Yasemin Sungur eşlik edecek.

Zengin bir köy kahvaltısı menüsü ile bizi misafir edecek mekanımızda isteyen arkadaşlar evlerinde hazırladıkları küçük lezzet tabaklarını diğer arkadaşlarla paylaşmak üzere getirebilirler.

Biz de boş durmadık tabiki sizlere mümkün olduğunca eğlenceli ve özel süprizler hazırlamaya çalıştık. Çekilişsiz yeni yıl kutlaması olur mu hiç :)

Yalnız bu heybetli ve eğlenceli buluşmamızda mekan malesef belli bir kapasitenin üzerine çıkmamakta bu nedenle sizlerden bir kaç ricamız olacak.

- Buluşmaya kaç kişi geleceğinizi mutlaka katılım formunda belirtmeyi unutmayın!
- Buluşmamızda siz ve 1 misafirinizden fazla kişi kabul edemeyeceğiz. Bunun için çok üzgünüz :(
- Zengin Köy kahvaltısı, sınırsız su ve çay kişi başı 20TL girişte alınacak.
- Bir de Katılım formumuzun eksiksiz doldurulması gerekiyor.(Katılım Formu:http://bit.ly/eKX8vo)

Etkinlik Komitesi:
Aylin Türkşen Aysel – Seviye Kaloğlu – Cihan Kaloğlu – Serap Yücesoy

09 Kasım 2010 - 23:51

New York’ta İki Buçuk Minare

Başlık kinaye tabii. New York’ta Beş Minare aslında da, benim için şimdilik iki buçuktan biraz daha zorlarsak üç aslında.

Aslında gösterim tarihini dört gözle beklediğimiz bir filmdi. Sevgili‘ye hasret geçen bir haftanın sonunda, hazır gösterime girmişken film keyfi yapalım istedik. Fragman ağzımızı açık bırakmıştı, hem Haluk Bilginer de vardı filmde. de Türk sinemasını biraz daha ileriye götüren film olacağı tahmini ile attık kendimizi sinemaya.

Bir dipnot; bileti almak ayrı bir maceraydı. Telaşlı ben, bilet bitmeden alayım derken yanlış sinemaya rezervasyon yaptırmışım. Eşim sinemada kaydımızı bulamayınca, ufak bir kriz yaşanmış :D Allah’ım tam bir balığım!

Mısır, meşrubat cephanemiz ile filme hazır kıta gittik. İlk bir kaç dakika pür dikkat izledikten sonra, yabancı oyuncuların Türkçe dublajları ile kulaklarımızı tırmalamaya başladı. Biraz daha dişimizi sıktı, filmde İngilizce konuşan Türk oyunculara yapılan dublaj inceden kulak zarımıza hasar vermeye başladı.

Yok bu böyle olmayacaktı!

“Alt yazılısını seyrederik” diyerek filmin ilk yarısı bitince, evimizin yolunu tuttuk. Filmi yarıda terk etmek, huyumuz değil aslında. Herşey filme olan saygımızdan. Daha fazla hasar görmeden kulaklarımız, “hakkını vererek” seyredelim istiyorum.

Siz izlediniz mi filmi? Dublajı yadırgadınız mı?

23 Ekim 2010 - 12:42

Sadeliğin Saadeti

Taşınma telaşı bitse de, yerleşme faslı sandığımdan da uzun sürüyor. Aslında sakin kafayla bir şeylerin “yerini” bulayım dedikçe, kafamı sakinleştirme adımını tamamlayamadığım için ikinci aşamaya bir türlü geçemiyorum.

“Sadeliğin saadeti!” dedim, ilk paragraftan daha karmaşık hale getirdim :) Yerleşme seanslarımdan birine ait bir anekdot anlatmaya çalışıyorum aslında.

Taşındıktan bir iki gün sonra evimize telefon bağlandı. Telekom geldi, bağlantıları yaptı, ama velâkin telefonda bir cızırtı var. Konuşurken arkada uğultu şeklinde bir ses de konuşmaya dahil oluyor.

Telekom’u aradık, arıza kaydı bıraktık. Kontrol edildi. Onlar “sorun yok!” dedikçe, uğultu beynimde daha fazla yankı yapmaya devam ediyordu.

Uğraşmaktan vazgeçtik. “Buranın altyapısı demek ki Beylikdüzü’ne hiç mi hiç benzemiyor. Eski her taraf zaten..” diye bahanemizi de bulup, kabulledik.

Derken 1-2 ay sonra, tesadüfen elde ettiğim “sakinlikle” bir kutuya doldurduğumuz kabloları düzenlemeye başladım. Gri bir adaptör geçti elime, evirdim çevirdim. “Telefonun adaptörüne ne kadar çok benziyor?!” diye düşündüm…

Telefona takılı olan adaptöre  baktığımda ise, telefonu uzun süredir yedek modemin adaptörü ile kullandığımızı farkettim :) Farketmemle gülme krizine girmem bir oldu.

Occham’lı William amcam vakti zamanında “Bir sorunun teorik olarak iki çözümü varsa, daha az karmaşık olan tercih edilmelidir*” diye boşuna söylememiş.

Kıssa’dan hisse dostlar;

Hayatı gereksiz yere karmaşık hale getirmenin bir yararı yokmuş. Zira sorunun çözümü büyük olasılıkla, daha basit olan. Biraz daha dikkat ve sadeliğin saadetini öpebilirsiniz :)

*Occam’s Razor ya da Ockham’ın Usturası olarak da bilinir.

07 Ekim 2010 - 12:28

Yaşasın, Kış Geldi!

İçimdeki çocuğa söz geçiremiyorum, a dostlar.
“Bu sene havanın soğuduğuna sevinmeyeceksin! Hem üşüyor, hem seviniyorsun! “
diye her sene azarlasam da, laf dinlemiyor bacaksız!
İstanbul’da kış da, kışa benzese bari.
Bir avuç kara seviniyoruz.
Oysaki benim bildiğim kar dedin mi, bi’ dize kadar gelmeli.
Sonracığıma yanakların kızarmalı, burnun donmalı.
Ellerin uyuşana kadar karla oynayıp, kardan kulübeni asmalısın düşlerinin yansımalarını…
“Ama, bu sene sert geçecekmiş kış diyorlar…”

Hayır! Sevinmeyeceksin!
Eski kışlar yok burda…

“Hem doğumgünüme de 4 ay 16 gün kaldı…”

İyi!

Tamam!

Sevin, sen! Nasıl olsa üşüyeceksin, hıh!


18 Eylül 2010 - 11:39

Göktaşı’nın Mor Panjurlu Amatör Teleskop Yapımı Atölyesinin Açılışı

Sevgili (gönül) komşum Nurcan Örtügen Gök nam-ı diğer Göktaşı’ı bir-iki yıl önce çayıra saldığı hayallerini yakalamak üzere olan biri.

18 Eylül yani bugün Kavaklı Mahallesi, Kanarya Caddesi No:26 (apartman üzerinde 26 yazıyor, posta adresinde 32 geçiyor)  Beylikdüzü İstanbul adresinde, kendi elleriyle teleskop hazırlayacağı Mor Panjurlu Amatör Teleskop Yapımı Atölyesi‘nin açılışı var.

Uzaya bir adım yaklaşmak, çocuklarınıza daha büyük dünyaların kapıların aralamak ve en önemlisi hayalerini kovalayan harika bir kadınla tanışmak isterseniz, bu açılışı kaçırmayın derim.

Göktaş’ı durmaksızın hayallerinin peşinden koştururken, günden güne hayranlığım ve sevgim artıyor kendisine. Hayalleri gerçekleştirmek için hiçbir zaman geç kalınmadığına tanık oluyor ve içimdeki umudu daha da büyütüyorum.

Sevgili komşim, dilerim senin için en güzeli, en hayırlısı olur. Mor panjurlu atölyende kendi ellerinde yaptığın teleskoplar ile, belki ilerde bizim çocuklarımızın uzayı görmesinde sebep olacaksın :) Seni seviyor ve gurur duyuyorum :)

Sayfalar:123456»

Halet-i ruhiye

    Yeni yazılar epostanıza gelsin